Exchange bitti, hayat devam ediyor...
Başlıkta okuduğunuz gibi değişim senem bitti. Hatta baya oluyor. Türkiyeye yeniden adapte oldum bile, rutinime, alışık olduğum her şeye geri döndüm. Bu postu iyi ki şu an yazıyorum çünkü ilk döndüğüm zamanlar psikolojik olarak çokta sağlıklı değildim, gerçekten üzgündüm ve alışırken çok zorlandım. Ama sonrasında ailem ve arkadaşlarım sayesinde inanılmaz bir yaz geçirdim. Hem tatil yaptım, hem bilmem bilir misiniz,galatada kule dibinde Lomography diye analog fotoğrafçılık üzerine bir mağaza var, işte orda 2 ay staj yaptım, bir sürü şey öğrendim. Sonrada bayram falan da derken okul açıldı, 1 aydır lise son olmanın gerçeğiyle boğuşuyorum. Hala okulun en büyüğü olduğum gerçeğin pek kabul edemeyerek, güzelim italyan diline de süper bir geri dönüş yaptım.
Değişim senesinden sonra geri ülkene dönmek hep çok zordur hatta ve hatta gitmekten de zor derlerdi, inanmazdım. Ama harbiden öyleymiş. Her gün en az bir şey bana Arjantin'i ve ordaki hayatımı hatırlatıyor. Her yalnız içtiğim mate (maalesef hiç bir tanıdığımın hoşuna gitmedi) beni oradaki anılarıma götürüyor. Ayrıca burdaki herkesin sorularına rutin bir yanıt bulmuş durumdayım;
-İlayda ya Arjantin nasıldı?
(her zaman küçük bir aksamayla)
+İyiydi ya, inanılmazdı.
-Eee anlatsana!!
+Ya şimdi bir seneyi sana nasıl anlatıyım bilemedim. Çok mutluydum.
-Ayyy instagramdaki fotoğraflarından belli,hep takip ettim seni ve ...
Heralde bu konuşmayı 50 kere yaşadım. Ve her seferinde de daha kötü yanıtlar verdim. Eğer bunu okuyorsanız ve bu konuşmanın madurlarından biriyseniz size bir özrü borç bilirim. Umarım yüzeyselliğimi göz ardı edebilirsiniz.
Her neyse, uzun lafın kısası bloguma geri döndüm. Bu sene benim için yeterince stresli, zor bir sene. Yazmak ise beni en çok rahatlatan eylem. Bu nedenle ilaydaku geri dönüyor. Zaten bu blogumu sadece değişim senem üzerine açmamıştım. O yüzden yeni yazılar yazmaya ve yeni şeyler yaratmaya hazırım. Yeni yazılarım daha çok İstanbulda yaşam, seyahatlerim, yiyip içtiklerim ve elbette hissettiklerim ve düşündüklerim üzerine olucak.
Bakalım neler yapıcam.
İlk yazımı geçen hafta gittiğim FilmEkimi Festival filmleri üzerine yazıyım dedim, bu hafta içinde yayımlıcam onu!
Takipte kalın, yorum atın (okurken çok mutlu oluyorum) (valla)
Yakında görüşmek üzere,
İlayda
Değişim senesinden sonra geri ülkene dönmek hep çok zordur hatta ve hatta gitmekten de zor derlerdi, inanmazdım. Ama harbiden öyleymiş. Her gün en az bir şey bana Arjantin'i ve ordaki hayatımı hatırlatıyor. Her yalnız içtiğim mate (maalesef hiç bir tanıdığımın hoşuna gitmedi) beni oradaki anılarıma götürüyor. Ayrıca burdaki herkesin sorularına rutin bir yanıt bulmuş durumdayım;
-İlayda ya Arjantin nasıldı?
(her zaman küçük bir aksamayla)
+İyiydi ya, inanılmazdı.
-Eee anlatsana!!
+Ya şimdi bir seneyi sana nasıl anlatıyım bilemedim. Çok mutluydum.
-Ayyy instagramdaki fotoğraflarından belli,hep takip ettim seni ve ...
Heralde bu konuşmayı 50 kere yaşadım. Ve her seferinde de daha kötü yanıtlar verdim. Eğer bunu okuyorsanız ve bu konuşmanın madurlarından biriyseniz size bir özrü borç bilirim. Umarım yüzeyselliğimi göz ardı edebilirsiniz.
Her neyse, uzun lafın kısası bloguma geri döndüm. Bu sene benim için yeterince stresli, zor bir sene. Yazmak ise beni en çok rahatlatan eylem. Bu nedenle ilaydaku geri dönüyor. Zaten bu blogumu sadece değişim senem üzerine açmamıştım. O yüzden yeni yazılar yazmaya ve yeni şeyler yaratmaya hazırım. Yeni yazılarım daha çok İstanbulda yaşam, seyahatlerim, yiyip içtiklerim ve elbette hissettiklerim ve düşündüklerim üzerine olucak.
Bakalım neler yapıcam.
İlk yazımı geçen hafta gittiğim FilmEkimi Festival filmleri üzerine yazıyım dedim, bu hafta içinde yayımlıcam onu!
Takipte kalın, yorum atın (okurken çok mutlu oluyorum) (valla)
Yakında görüşmek üzere,
İlayda
Yorumlar
Yorum Gönder